Nüfus
Yöre eski çağlardan beri etrafı dağlarla çevrili olmasından dolayı kara ulaşımından tam olarak yararlanamamış ve ticaret ve ulaşım deniz yolu ile gerçekleştirilmiştir.
Alüvyon bir ova olan Finike Ovası bu özelliğinden ve iklim şartlarının uygunluğundan dolayı her türlü tarımsal bitkinin kolaylıkla yetişebildiği bir ovadır. Bu özelliği ve Akdeniz ticaretinde Finike iskelesinin kullanılması eski çağlarda yörenin çekim merkezi olmasını sağlamıştır. Akdeniz ticaretinin devam ettiği ve istikrarın olduğu yıllarda yörenin nüfus olarak oldukça yoğun olduğu çevredeki tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.
"Kumluca Cumhuriyet Meydanı"
Akdeniz ticaretinin, korsanlık, yağmacılık ve istikrarsızlık yüzünden sona ermesiyle kıyı iskeleleri ve yerleşim merkezleri boşalmış, buralarda yaşayan halk iç bölgelere çekilmek zorunda kalmıştır. Bu nedenle kıyı kısmındaki verimli tarım alanları bakımsızlık nedeniyle yerini sıtma saçan bataklıklara bırakmıştır.
Bu durum, kıyılarda nüfusun azalmasını, Akdeniz ticaretinin de sona ermesiyle, içine kapanık bir ekonomik sistemi ortaya çıkarmıştır.
20. yüzyılda, Cumhuriyet ile gelen istikrarlı ortam ve teşvik edilen pamuk ekimi nüfusun kıyılara inmesini sağlayan bir neden olarak ortaya çıkmaktadır.
Yörede yaşayan, kışı Finike Ovası?nda geçiren yaz aylarında da Beydağları'ndaki yaylalarına çıkan konar-göçer gruplar, otlakların tarım arazisi haline getirilmesi, göç yollarının kapatılması gibi sebeplerle kademeli olarak yerleşik hayata geçmeye başlamışlardır. Bu gruplar keçi sürülerini satarak kıyı bölgesinden arazi alarak çiftçiliğe başlamışlardır.
Aynı dönemde Teke yöresi ormanlarının denetim altına alınmasıyla, geçimlerini bu ormanlardan sağlayan Tahtacılar yerleşik hayata geçmeye mecbur kalmışlardır. Hızırkahya ve Beşikçi yerleşmeleri bu bağlamda oluşturulan yerleşimlerdir.
Tahtacılar ve konar-göçer grupların yerleşik hayata geçmeleri, gelir getiren kültür bitkilerinin yetiştirilmeye başlanması, bataklıkların kurutulması ve yeni sulama kanallarının inşa edilmesi mevcut köylerin nüfuslarının artmasına ve ovanın değişik noktalarında yeni iskan çekirdeklerinin gelişmesiyle yeni köyler kurulmasına sebep olmuştur.
Geçimlerini hayvan sürüleri ile üst zondaki sedir ormanlarında sağlayan tahtacı ve göçer grupların giderek alt zondaki sulu tarım sahalarına inmeleri, Beydağlarının kenar kesimlerindeki nüfus dağılımında büyük bir değişime neden olmuştur. Nitekim 1955 yılına kadar toplam nüfusun %50'sinden fazlası 250 metrenin üzerinde kalan yükselti dilimlerinde yaşarken, 1955 yılında durum tersine dönmüş ve kır nüfusunun yarısından çoğu, 0-250 metre yükseklikler arasındaki alt zonda barınmaya başlamıştır. Ayrıca alt zon 1950 yılından itibaren kendisini hissettiren iç göç hareketlerinin de dışında kalmıştır. Bütünüyle Antalya ili diğer yörelerden önemli bir göç almadığı gibi, başlıca çekim merkezlerine göç yoluyla nüfus kaybına uğramamıştır. (Erel)
Nüfus hareketleri sonucunda nüfusun yoğun olduğu yayla kesimiyle kıyı kesimi arasında kalan geçiş bölgesinde nüfus azalmış, ovada yoğunluk artmıştır. Ovanın batı kesiminde yoğunlaşmış bulunan nüfus, sulama imkanlarının yaygınlaşmasıyla tüm ovaya yayılmış, ovanın doğu kesiminde de yerleşim merkezleri gelişmeye başlamıştır. Bu merkezler günümüzün Kumluca ilçe merkezi, Mavikent ve Beykonak beldeleridir.
Finike ovasında narenciye bahçelerinin kurulması ve daha sonra seracılığın gelişmesiyle birlikte nüfusta hareketlilik hızlanmıştır. İlk zamanlarda narenciye hasadında gereken işgücü çevre il ve ilçelerden gelen mevsimlik tarım işçileri tarafından giderilmiş daha sonra seracılığın da gelişmesiyle artan işgücü talebi mevsimlik tarım işçisi yoğunluğunu arttırmıştır. Mevsimlik işçi, ortakçı veya icarcı konumlarında çalışanlardan büyük bir kısmı zamanla yöreye yerleşmiştir.
Yörenin nüfusu, seracılık mevsiminin başladığı Eylül-Ekim aylarında çevre il ve ilçelerden ortakçı, icarcı ve mevsimlik tarım işçilerinin gelmeye başlamasıyla artmaya başlar, narenciye hasadının başlamasıyla da en yüksek seviyeye ulaşır. Mayıs -Haziran aylarından sonra ise düşmeye başlar. Temmuz -Ağustos aylarında ise ortakçı, icarcı ve mevsimlik tarım işçilerinin memleketlerine dönmelerine ek olarak yöre sakinlerinden bir kısmının da yaylalara (Altınyaka, Karagöl, Elmalı) çıkması sonucunda nüfus en az düzeye iner.
Nüfusun yoğun olduğu kış döneminde hareketlenen ekonomik hayat temmuz ağustos aylarında yerini durgunluğa bırakır.
Finike'den ayrılıp ilçe olmasıyle nüfus olarak biraz hareketlenen Kumluca suyu olmayan arazilerine sulama suyunun gelmesi ve seracılığın etkin bir biçimde ilçe topraklarında uygulanmasıyla çevre il, ilçe ve köylerden yoğun bir göç akımına uğramıştır.
2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre ilçe nüfusu 61370?dir. 1990 yılı sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 1990 yılına göre nüfusun %31.39 arttığı görülmektedir.